Çeviri incelemesi · onayınız için

59/ Tefsir Dersi — Bakara suresi

Bölüm 116 Tilavet — dokunulmadı 12 Rusçaya aktarılan 104 Sözlük 23 madde
Nasıl inceleyeceksiniz

Solda sizin sözünüz, sağda Rusça karşılığı. Yeşil zeminli satırlar tilavet ettiğiniz yerlerdir — oralara hiç dokunulmadı, kendi sesinizle duruyor. Koyu yeşil yazılan kelimeler bilerek terim olarak bırakılanlardır. İtirazınız olan yeri numarasıyla bildirmeniz yeterli.

Dersin haritası

0:004:098:18
Sizin sesiniz — tilavet Rusça anlatım

Çalışma ekranı

Düzenleme ekranı: solda Türkçe, sağda Rusça; tilavet satırları işaretli ve Rusça kutuları boş.
Düzenleme bu ekranda, dersin sesi eşliğinde yapıldı. Turuncu şeritli satırlar tilavet ettiğiniz yerlerdir — yanlarında “orijinal ses korunacak” yazıyor ve Rusça kutuları bilerek boş. Her satırın altındaki çubuk cümlenin süreye rahat sığıp sığmadığını gösterir.

Bölüm bölüm

1
0:00 9.0 sn · 17 krk/sn
*الحمد لله والصلاة والسلام على رسول الله*. Değerli arkadaşlar, 45. sayfadan devam ediyoruz. Son iki ayetimiz kalmıştı. Bakara suresi tefsir dersimizden.
Альхамдулиллах ва ссаляту вассаляму аля Расулюллах. Дорогие друзья, продолжаем с 45-й страницы. Остались последние два аята урока тафсира суры «Бакара».
2
0:09 5.4 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
3
0:14 5.7 sn · 9 krk/sn
Şeytan sizlere fakirliği, sizleri fakirlikle korkutuyor.
Шайтан обещает вам бедность, он пугает вас бедностью.
4
0:20 1.4 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
5
0:21 2.2 sn · 15 krk/sn
Verme, verirsen fakirleşeceksin.
Не давай, а дашь — станешь бедным.
6
0:24 2.8 sn · 15 krk/sn
Bak verme verirsen sonra pişman olursun.
Смотри, не давай; дашь — потом пожалеешь.
7
0:26 1.0 sn · 14 krk/sn
Sonra aç kalırsın.
Потом голодным.
8
0:28 1.2 sn · 14 krk/sn
Sonra açıkta kalırsın.
Потом без крова.
9
0:29 1.3 sn · 18 krk/sn
Sonra sen ne yaparsın?
А ты что будешь делать?
10
0:30 6.5 sn · 16 krk/sn
Ya bir hastalık gelirse ya şöyle olursa verme verme diye insanları hayırdan engellemeye çalışır.
«А если болезнь придёт? А если так случится?» — «Не давай, не давай!» — так отвращает людей от блага.
11
0:36 5.0 sn · 16 krk/sn
Ve Sübhanallah en ilgincidir, Allah-u Teala defaatle Allah rızık verir,
Субханаллах, самое удивительное: Аллах Всевышний не раз говорит, что даёт удел,
12
0:42 6.0 sn · 14 krk/sn
Allah sizi zenginleştirir, Allah size bol bol verir, Allah size kat kat verir ayetler var.
Есть аяты: Аллах обогащает вас, Аллах даёт вам щедро, Аллах умножает вам многократно.
13
0:48 8.0 sn · 13 krk/sn
Tek bir yerde şeytan sizi, sizi fakirlikle korkutuyor diye bir ayet geçiyor ki o da burası, sadece burası.
Лишь в одном месте есть аят о том, что шайтан пугает вас бедностью, — и это только здесь, только это место.
14
0:56 7.4 sn · 14 krk/sn
İnsanoğlu cehaletinden bu kadar ayeti geçip buna bakıp, bundan korkup kendi elindekileri sıkı tutuyor.
Человек из-за невежества, пропуская столько аятов, смотрит лишь на этот, боится и крепко держится за своё.
15
1:04 3.9 sn · 16 krk/sn
Sonra aniden ölüm geldiğinde gidiyor ve miras olarak kalıyor.
Потом внезапно приходит смерть, он уходит, а всё — наследство.
16
1:08 1.1 sn · 13 krk/sn
Hesabını da o ödüyor.
А отвечает он.
17
1:10 4.5 sn · 12 krk/sn
Bu yüzden iyi de okumak, *تدبر* etmek lazım Kur'an'ı.
Поэтому Коран нужно хорошо читать и размышлять над ним.
18
1:14 2.3 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
19
1:17 5.0 sn · 16 krk/sn
Şeytanın bu arada infak konusunda üç yaklaşımı vardır insana.
Кстати, у шайтана есть три подхода к человеку в вопросе инфака — пожертвования.
20
1:22 1.3 sn · 17 krk/sn
Birincisi hiç yapma.
Первый: не делай вовсе.
21
1:24 0.9 sn · 14 krk/sn
İnfak etme.
Не расходуй.
22
1:25 1.5 sn · 13 krk/sn
Bunu başardığında bitti.
Добился этого — всё.
23
1:27 1.2 sn · 14 krk/sn
Başka bir şey yapmasına gerek yok.
И больше ничего.
24
1:28 4.1 sn · 13 krk/sn
Yok hala kul eğer buna rağmen yok işte yapayım da yapmayayım da bilmem ne.
А если раб всё равно: «Делать или не делать, не знаю»…
25
1:33 0.9 sn · 17 krk/sn
Kurtuldu bundan.
Спасся от этого.
26
1:33 1.9 sn · 17 krk/sn
infak etti. İkincisine geçiyor.
Дал инфак. Переходит ко второму.
27
1:36 1.0 sn · 13 krk/sn
İkincisi de nedir?
А второе что?
28
1:37 2.1 sn · 15 krk/sn
İnfak ettiğinde yüz verme, beş ver.
Расходуя, давай не сто, а пять.
29
1:40 1.8 sn · 16 krk/sn
Elli verme, bir TL
Не давай пятьдесят, одну лиру
30
1:41 1.9 sn · 15 krk/sn
ver. Bozuğun var mı? Bozuğunu ara ara
дай. Мелочь есть? Ищешь мелочь
31
1:43 2.0 sn · 16 krk/sn
ara bozuk ver. Allah için veriyorsun bir de.
даёшь мелочь. И ради Аллаха ведь
32
1:46 1.9 sn · 16 krk/sn
Yani durumunu hayal et. Kıyamet
Вот представь себе. Судный день
33
1:47 1.3 sn · 16 krk/sn
mahşer sahasını hayal et.
представь поле махшара
34
1:49 2.2 sn · 15 krk/sn
Videoyu böyle açıyorlar, sana gösteriyorlar.
Включают видео и показывают тебе.
35
1:52 1.5 sn · 17 krk/sn
Sen oturmuş bozuk arıyorsun.
Ты сидишь и ищешь мелочь.
36
1:53 1.6 sn · 16 krk/sn
Allah için veriyorsun bunu.
Ты даёшь это ради Аллаха.
37
1:56 1.5 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
38
1:58 1.8 sn · 17 krk/sn
Vallahi insan bunları düşündüğünde
Валлахи, когда думаешь об этом
39
2:00 1.9 sn · 12 krk/sn
kalbi yerinden sökülecek gibi oluyor.
сердце вот-вот выскочит
40
2:04 2.9 sn · 12 krk/sn
Bunu da yaptı başaramadı diyelim.
Допустим, и это сделал, но не смог.
41
2:07 2.6 sn · 18 krk/sn
Üçüncüsünde men ve eza ve riya yap.
В третьем — совершай манн (попрёк), азу и рию.
42
2:11 2.6 sn · 17 krk/sn
Oturmuşsun, çay içiyorsun, hiçbir şeyle alakası yok konunun.
Сидишь, пьёшь чай, разговор совсем не о том.
43
2:13 1.7 sn · 16 krk/sn
Ya geçen şöyle bir hayır yaptım.
«Я тут доброе дело сделал».
44
2:16 2.0 sn · 16 krk/sn
Bir hoca görüyorsun, bir şeyden bahsediyor.
Видишь имама, он о чём-то говорит
45
2:18 3.3 sn · 16 krk/sn
Hocam ben de işte her sene şu kadar kurban kesiyorum, şöyle yapıyorum.
Устаз, я тоже каждый год режу курбанов, делаю то-то.
46
2:21 1.2 sn · 18 krk/sn
Aha işte riya yaptım.
Вот я и совершил рию.
47
2:23 6.3 sn · 13 krk/sn
Veya işte infak ettiklerini önceki derslerde anlattığımız gibi men ediyorsun.
Или же, как мы объясняли на прошлых уроках, ты делаешь манн тем, что пожертвовал.
48
2:29 1.5 sn · 16 krk/sn
Ben sana veriyordum ya her seferinde.
Я ведь давал тебе всегда.
49
2:31 0.9 sn · 16 krk/sn
Bu sefer de alma ver.
Не бери, а дай.
50
2:32 0.4 sn · 14 krk/sn
Ne olacak?
И что?
51
2:32 7.9 sn · 13 krk/sn
gibi gibi böbürlenip, kibirlenip o verdiğini ezaya, eziyete, zorluğa dönüştürüyorsun.
И тому подобное — так, возгордившись и превозносясь, ты превращаешь своё подаяние в попрёк, азу и тягость.
52
2:41 4.0 sn · 15 krk/sn
Yani hem dünyada zarar ediyorsun çünkü paran, malın artık neyse bağış ettiğin gitti.
Ты и в этом мире в убытке: деньги, имущество — всё роздано.
53
2:46 1.6 sn · 15 krk/sn
Hem de ahirette sevabın gitti.
И в ахирате награды нет.
54
2:47 5.5 sn · 12 krk/sn
O yanan bahçe gibi, o toprak üstüne toplanmış taş gibi gitti.
Пропала, как тот сгоревший сад, как камень со слоем земли на нём.
55
2:53 0.7 sn · 18 krk/sn
Sevabın da gitti.
Награда ушла.
56
2:54 2.3 sn · 15 krk/sn
Ne ahiretin var ne dünyada eline geçen bir şey var.
Нет ни ахирата, ни мирской выгоды.
57
2:56 5.0 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
58
3:01 3.3 sn · 11 krk/sn
Ve size fuhşiyatı emrediyor.
И повелевает вам совершать мерзости.
59
3:05 7.0 sn · 18 krk/sn
*الفحشاء* kelimesi Kur'an'da geldiğinde ilk akla gelmesi gereken mana, ilk kast edilen mana zinadır.
Когда «аль-фахша» встречается в Коране, первый смысл, что должен прийти на ум, первое подразумеваемое значение — это зина.
60
3:12 3.9 sn · 14 krk/sn
Bazen Allah-u Teala bunu genel, bütün fuhşiyat olarak kullanıyor.
Иногда Аллах Всевышний имеет в виду все мерзости вообще.
61
3:16 2.1 sn · 16 krk/sn
Allah hepimizi bunlardan korusun.
Да защитит Аллах нас всех от этого.
62
3:19 4.3 sn · 14 krk/sn
Şeytanın işi insanı fuhşiyata, insanı zinaya yöneltmek.
Дело шайтана — толкать человека к разврату и прелюбодеянию.
63
3:23 3.8 sn · 13 krk/sn
Ve zinada basamaklardan oluşan bir günah.
А прелюбодеяние — это грех, состоящий из ступеней.
64
3:27 6.7 sn · 16 krk/sn
Basamaklardan oluşan bir günah. Yani bir merdivene her zaman ben anlatırken benzetiyorum. 10 basamaklı bir merdiven diyelim.
Грех из ступеней. Объясняя это, я всегда сравниваю его с лестницей. Скажем, лестница из десяти ступеней.
65
3:34 6.4 sn · 14 krk/sn
İlk basamağa bakmak. Bakmak. Sen ilk basamağını yaptığında kendini zina yaptım zannetmiyorsun.
Первая ступень — взгляд. Просто взгляд. Ступив на неё, ты не думаешь, что совершил зину.
66
3:41 4.7 sn · 13 krk/sn
Halbuki zina merdivenine ilk adımı basmışsın. İlk mertebedesin sen.
А ведь ты уже ступил на лестницу зины. Ты на её первой ступени.
67
3:46 7.6 sn · 16 krk/sn
Bu yüzden Allah-u Teala zinadan bahsederken gelecek ayetlerde hiç o yola girmeyin, ilk basamağa geçmeyin bile diyor.
Поэтому Аллах Всевышний, говоря о зине, в следующих аятах говорит: не ступайте на этот путь, даже не делайте первый шаг.
68
3:53 4.4 sn · 14 krk/sn
Buna çok dikkat etmek lazım ve bu şeytanın en pis yollarından biridir.
Будьте очень внимательны: это один из грязнейших путей шайтана.
69
3:58 7.9 sn · 14 krk/sn
Çoğu insan bu basamakları 8'e 9'a kadar gelmiş sadece cinsel münasebet kısmı kalmış ve kendini iyi zannediyor.
Многие доходят до восьмой-девятой ступени, остаётся лишь сама близость, а они считают, что у них всё в порядке.
70
4:06 1.5 sn · 14 krk/sn
Bu yüzden de soru soruluyor.
Поэтому и спрашивают.
71
4:08 8.3 sn · 14 krk/sn
Mesajlaşmak caiz mi? İşte biz niyetimiz iyi sadece birbirimizi tanıyoruz vs. vs. gibi bunların hepsi tamamı zinanın basamakları.
Можно ли переписываться? Мол, намерения у нас чистые, мы просто знакомимся и так далее — но всё это ступени зины.
72
4:17 4.2 sn · 13 krk/sn
Zinanın bir kısmındasın sen artık kendine göre bir yerdesin.
Ты уже вошёл в часть зины, ты уже на каком-то её уровне.
73
4:21 4.7 sn · 14 krk/sn
Allah hepimize tövbeyi nasip etsin ve bu zina pisliğinden kurtarsın.
Пусть Аллах дарует всем нам покаяние и избавит от этой скверны зины.
74
4:27 3.0 sn · 16 krk/sn
Şeytanın vaadine karşı Allah vaadi var bir de.
А обещанию шайтана противостоит обещание Аллаха.
75
4:30 4.8 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
76
4:35 8.1 sn · 12 krk/sn
Allah da size magfireti. Magfiret nedir? Olan günahı setredip bağışlamak. Olan günahı setredip, örtüp bağışlamak.
А Аллах обещает вам магфиру — прощение. Что такое магфира? Это скрыть грех, покрыть его и простить.
77
4:44 7.1 sn · 12 krk/sn
Ve fazla ve fazla fazla karşılık size vaat ediyor. Fazla fazla. Hem dünyada hem ahirette karşılık vaat ediyor.
И обещает вам щедрую, обильную награду. Обильную! И в этой жизни, и в вечной жизни.
78
4:51 2.3 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
79
4:53 3.6 sn · 10 krk/sn
Allah-u Teala çok fazla bonkör,
Аллах Всевышний безмерно великодушен,
80
4:57 4.9 sn · 10 krk/sn
çok fazla cömert, çok fazla karşılığını veren ve her şeyi,
безмерно щедр, воздаёт сполна за всё и знает всё,
81
5:02 7.9 sn · 14 krk/sn
insanların niyetini, ne amaçla yaptığını, nasıl bir eylemde bulunduğunu, her şeyi ince detayına kadar bilendir diyor.
Он знает намерения людей, с какой целью и как они поступают, знает всё до мельчайших подробностей, — говорит он.
82
5:10 8.3 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
83
5:18 2.9 sn · 13 krk/sn
Sonra ayetimiz Allah-u Teala buyuruyor.
Затем наш аят. Аллах Всевышний говорит:
84
5:21 1.5 sn · 15 krk/sn
Dilediğine hikmeti verir.
Даёт хикму кому хочет.
85
5:22 3.6 sn · 13 krk/sn
Hikmet konusunda da alimler bir sürü tanım yapmışlar.
О хикме учёные тоже дали множество определений.
86
5:26 7.5 sn · 12 krk/sn
Ve hepsi de birbiriyle yani tenevvur dediğimiz yani ayrı ayrı zıt şeyler değil.
И все они, как мы говорим, — танавву, то есть это не разные, противоречащие друг другу вещи.
87
5:34 2.7 sn · 13 krk/sn
Hepsi birbiriyle bağlantılı neredeyse.
Почти все они связаны между собой.
88
5:36 2.5 sn · 12 krk/sn
Hikmet nubuvettir demişler.
Говорили: хикма — это нубувват.
89
5:40 4.0 sn · 12 krk/sn
Peygamberliktir. Hikmet demişlerdir ki bir şeyi,
Пророчество. Хикма, говорили, — это когда нечто,
90
5:44 5.5 sn · 14 krk/sn
bu genel tanım, bir şeyi olması gerektiği şekilde, olması gerektiği yere koymaktır.
это общее определение — ставить нечто так, как должно, и туда, куда должно.
91
5:50 1.7 sn · 16 krk/sn
Hikmet, İmam Malik diyor,
Имам Малик о хикме говорит:
92
5:52 4.9 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
93
5:57 6.1 sn · 13 krk/sn
Dini anlamak hakkıyla, sünnet üzere, ashab metodu üzere, sapmadan,
Понимать религию как должно: по Сунне, по методу сподвижников, без отклонений,
94
6:03 5.5 sn · 13 krk/sn
tevil etmeden, çarpıtmadan, benzetmeden, şekil vermeden veya reddetmeden.
без толкований, искажений, уподобления, придания образа или отрицания.
95
6:09 6.1 sn · 15 krk/sn
Hikmet budur ve Allah'ın insanın kalbine verdiği bir şeydir diye tanımını yapıyor.
Вот это и есть хикма — то, что Аллах вкладывает в сердце человека, — так он её определяет.
96
6:15 3.0 sn · 16 krk/sn
Allah-u Teala buyuruyor, hikmeti dilediğine verir.
Аллах Всевышний говорит: даёт хикму кому желает.
97
6:18 3.1 sn · 14 krk/sn
Bu fazlığı, bu güzelliği dilediğine verir.
Эту милость, эту красоту Он даёт кому желает.
98
6:22 2.8 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
99
6:25 4.2 sn · 12 krk/sn
Her kime de hikmet verildiyse ona çok büyük hayır verilmiştir.
А кому дарована хикма, тому даровано великое благо.
100
6:29 4.0 sn · 16 krk/sn
Çünkü düşünün bir insan dini anlamaya, hakkı görmeye başladığında,
Подумайте: когда человек начинает понимать религию, видеть истину,
101
6:33 4.1 sn · 13 krk/sn
hak ile batılı ayırmaya başladığında, bunu görebiliyor olduğunda,
когда начинает отличать истину от лжи, когда видит это,
102
6:37 6.5 sn · 12 krk/sn
artık bitti yani her şey onun için apaçıktır kolay kolay ayağa kaymaz kolay kolay kanmaz
всё, теперь для него всё ясно: его нелегко сбить с пути, его нелегко обмануть.
103
6:44 6.0 sn · 15 krk/sn
hele de bir Allah'a da sığınırsa bu insan artık hem dünyada aziz yaşar güzel yaşar
А если он ещё и прибегает к Аллаху, то такой человек и в этом мире живёт достойно, прекрасно,
104
6:50 2.8 sn · 12 krk/sn
hem ahirette cenneti cebine koymuştur inşallah
и в ахирате обретёт Рай, иншааллах.
105
6:53 4.1 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.
106
6:57 5.0 sn · 11 krk/sn
bu Kur'an'dan ve bu söylediğimiz örneklerden
из этого Корана и из тех примеров, которые мы привели,
107
7:02 4.7 sn · 12 krk/sn
ve bu ayetlerden akıl sahibi olmayanlar anlamazlar
и из этих аятов не понимают те, кто не обладает разумом.
108
7:07 7.9 sn · 15 krk/sn
Bu yüzden Allah'a yani hitap ediyor bizlere tedabur edin, aklınızı kullanın, Allah'ın anlattığı,
Поэтому Аллах обращается к нам: совершайте тадаббур — вдумывайтесь, пользуйтесь разумом в том, что Аллах разъяснил,
109
7:15 8.6 sn · 13 krk/sn
verdiği örnekler, ayetler üzerinde durup yani ciddi bunu düşünün, algılamaya çalışın, uygulamaya çalışın.
над приведёнными примерами и аятами — вдумайтесь в них по-настоящему, старайтесь понять их и применять в жизни.
110
7:23 4.7 sn · 15 krk/sn
Çünkü Kur'an'ın amacı bu. Kur'an'ın amacı böyle anlamadığın bir şeyi okuyup geçmek değil.
Ведь в этом цель Корана. Не в том, чтобы читать непонятое и идти дальше.
111
7:28 8.9 sn · 16 krk/sn
Kur'an'ın amacı kalbinin değişmesi, Allah'a yakınlaşman, hayatının güzelleşmesi, ibadet etmen, amel etmen, kendini kötülüklerden,
Цель Корана — изменить твоё сердце, приблизить тебя к Аллаху, украсить твою жизнь, чтобы ты совершал поклонение и дела, оберегал себя от зла,
112
7:37 9.0 sn · 12 krk/sn
çirkinliklerden, fuhşiyattan sakındırman, hayır vesilesi olman, insanlara güzelliği anlatman, insanları ateşten kurtarman vs.
от мерзостей и разврата, был причиной блага, рассказывал людям о прекрасном, спасал людей от Огня и так далее.
113
7:46 6.2 sn · 17 krk/sn
Ve burada da Allah-u Teala buna işaret ediyor, diyor ki tefekkür etmeyen,
И здесь Аллах Всевышний указывает на это, говорит: никто, кроме тех, кто совершает тафаккур — размышляет,
114
7:52 6.0 sn · 13 krk/sn
tedebbür etmeyenler dışında hiç kimse bunu algılamaz, bunun değerini bilemez.
кто совершает тадаббур, не постигнет этого и не узнает его истинной ценности.
115
7:58 6.2 sn · 14 krk/sn
Allah hepimize bu hikmeti versin, hepimizi bu anlayanlardan, akıl sahiplerinden eylesin.
Пусть Аллах дарует всем нам эту хикму и сделает нас из понимающих, из обладателей разума.
116
8:05 3.4 sn
۩ Tilavet — sizin sesinizle, olduğu gibi. Rusça ses burada susuyor.

Terim sözlüğü

Bu karşılıklar sabitlendi; sonraki derslerde de aynısı kullanılacak.

TerimRusçadaNot
ResulullahПосланник Аллахаtranslit: Расулюллах
Allah ResulüПосланник Аллаха
aleyhissalatü vesselamмир ему и благословение
ibadetпоклонениеterim vurgusu gerekirse ибадат
senedсанадhadis rivayet zinciri — çevrilmez
kıraatкыраатçevrilmez
vahiyоткровение
delilдоводterim vurgusu gerekirse далиль
imamимам
Allah-u TealaАллах Всевышний
Kur'an-ı KerimСвященный Коран
Kur'anКоран
tesebbütфатасаббатуkıraat farkı — удостовериться olarak açıklanır
peygamberпророк
hikmetхикма2:269 mealde «мудрость» — translit ETME, dinleyici mealle bagi kurmali | KIRIL TERIM olarak birakilir: hoca kendisi acik
tefekkürтафаккурtedebbür ile AYNI fiile dusmesin | KIRIL TERIM olarak birakilir: hoca kendisi aciklamasini veriyor, dinleyici terimi ogr
tedebbürтадаббур47:24; tefekkür=размышлять'dan ayri tutulur, hoca ikisini karsilastiriyor | KIRIL TERIM olarak birakilir: hoca kendisi a
men (menn)манн2:264 meal; 'vermeyi kesmek' DEGIL — yapilan iyiligi basa kakmak | KIRIL TERIM olarak birakilir: hoca kendisi aciklamasi
ezaаза2:264 meal; men-eza-riya uclusu | KIRIL TERIM olarak birakilir: hoca kendisi aciklamasini veriyor, dinleyici terimi ogre
riyaрияistisna: Rusca dini dilde yerlesik, «показуха» dini agirligi tasimaz
infakинфакKIRIL TERIM olarak birakilir: hoca kendisi aciklamasini veriyor, dinleyici terimi ogrenmeli
zinaзинаistisna: Rusca dini dilde «прелюбодеяние»den yaygin
nübüvvetнубувватilim terimi, ayette gecmez -> translit; hoca ardindan Turkcesini veriyor